Sunday, 13 May 2007

12 Mayıs Cumartesi | Proaktif provokasyon




Bu sabah Valerie Hanım bir süpriz yaparak akşam üzeri 5,5’da sunumumuz olduğunu mail yoluyla tüm gruplara bildirdi. Bizim grup için çok iyi bir zamanlama oldu. Daha dün Luksemburger’imizin nerede üretileceği, nasıl bir pakete sahip olacağı ve doğası gereğı nasıl bir pazarlama stratejine ihtiyaç duyduğunu konuşmuşken şimdi sıcağı sıcağına Luksemburg’lu sanatçılar ve şehirlilerle tartışıp eleştirilerini alma fırsatı doğması işimize geldi.

Bu sunumun gün içinde olacağının gene aynı günün sabahı söylenmesi diğer gruplardaki arkadaşlarımızın biraz şevkini kırdı. Hepimizin işleri yolunda olmasına rağmen herkes projelerini son haline getirmemişti. Daha düne kadar biz de ne yapacağımızdan emin değildik.

Saat akşamüzeri 4’e kadar sunum için görsel hazırladık, kavramsal çerçevemizi oturttuk. Bir önceki sunumda olduğu gibi bugün de bir başka sunum ve performans öncesinde sunum yapma fırstaımız vardı. Hatırlarsanız bir önceki sunumda insanlar sunum olduğunu bilmediğinden 15 dakikalık tüm sunum zamanını; ne için orada bulunduğumuzu anlamakla geçirmiş, biz de tecrübesizlikten iyi birer girişgâh yapamamıştık. Bu sefer de aynı durum söz konusuydu. Neyse ki bu sefer sunum yapan tek grup biz olmamızdan dolayı kendimizi ve derdimizi anlatacak bolca vaktimiz oldu. Çok sayıda ilgili insan olması da ayrı bir güzellikti.

Üzerinde çalıştığımız ürünün provokatif olmasını ancak anlamlı bir ürün olmasını istiyorduk. Sunumumuzu yaptık, Lüksemburger konseptimizi ve onun için hazırladığımız prototip saklama kabımızı herkese gösterdik. İşin eğlenceli olduğu konusunda herkes hemfikirdi. Lakin bizim de özen gösterdiğimiz bir konuda çok fazla eleştiri aldık. Lüksemburg’u bir marka olarak ileri sürmek eğer içi boş bir şekilde yapılırsa ya kaile alınmaz ya da çok sert eleştirilere maruz kalabilir. Bu konuda Lüksemburglu insanların eleştirilerini dinledik, uzun uzadıya tartıştık, eğer bu iş bu şekilde gerçekleşirse nasıl tepkiler alacağı üzerine öngörülerini işimizin kulağına küpe yaptık. Tüm bunların sonucunda da doğru yolda olduğumuzu gördük. İş üzerinde son düzenlemeleri yaparak dengeli bir provokasyona gitmek için çıkarımlarımızı defterimize not edip pazartesi son rötuşları atmak üzere kapıyı çekip çıktık.

2 comments:

Tugce said...

Kitapcigin yerel tarafina ne koyacaginizi merak ettim.
Yerel bir kültüre sahip olamamanin verdigi huzunle ter ter tepinen lüksemborglu üst kimseler en cok orayi merak ediyordur diye dusunuyorum. Jeopolitik acidan bircok kültürün gecismesinden olusma yerelden cok "genel" bir kültürleri var sanirim onun zenginliginin alti cizilebilir. Cok kolay gelsin size.

Erdem Dilbaz said...

Dün kitapçık tasarımı üzerine tartıştık, ben de oturdum sabahladım. Ancak bu merakınız ana sorunumuzu farkettiğinizi gösteriyor.

Yerel bir kültüre sahip değiller demiyelim de daha çok karakteristiklerinin gözlemlenemeyecek kadar az olduğunu söyleyelim. Bu da kültürlerinin bir parçası olmuş olmuyor mu sevgili kuantum hanım? : )

Yani fırkalarda "Bir gün Lüksemburg'lunun biri şöyle yapmış" cümlesini duymamamız normal. Avrupalıların bu ülke hakkındaki en sığ tabiri "sigara ve petrol" ülkesi...Q8 gibi büyük petrol firmalarının şehir sınırına yakın yerlerde petrol işleme tesisleri var. Sigara fiyatları ise Avrupa'nın genelindeki en uygun fiyatlar. Türkiye'dekilerin de en az iki katı, markasına göre.

"Genel kültür" tabiri hoşuma gitti. Haklısınız da. Güncel olan kültürün içinde göze çarpan ise dil çeşitliliği. 4+1 yaşayan dil var. Fransızca, Almanca, İtalyanca ve farklı kökenlerden Portekizce ile Fransızca ve Almanca kırması Lüksemburgca şehirde duyduğunuz diller.

Şimdi yazınca farkettim, bu dil konusunu lokal bölüme eklemeyi tartışmak istiyorum ekiple. Onların da hoşuna gidecektir. Teşekkürler.

Bir de Lüksemburglu üst kesimden değil her kesimden ilgi var işimize. Çekincelerini geçen gün yaptığımız sunumda eleştiri olarak bize ilettiler. Tahmininiz de doğru, lokal kısımda görünecek işleri hep birlikte bekliyoruz. Çalışmalar keyifli ve verimli geçiyor, yarın öbür gün herşey netliş kazanmış olacaktır.

Bir tek sorunumuz kitapçık ve ürün için hazırladığımız torba, şapka, balon gibi yan ürünlerin nerede bastırılacağı kaldı. Bu sorunlara da organizasyon ekibi çzöüm getiriyor. Biz de heyecanla çalışıyoruz.