Wednesday, 16 May 2007

14 Mayıs Pazartesi | Güzel işler bunlar


Öğleden sonra saat 2’de APC – AIA’nın başkanı ve yönetim kurulundaki arkadaşlarla bir toplantımız olacaktı. Sunum için gerekli malzemeleri hazırladık. Lüksemburger konseptimzi fikir bazında anlatmakta ise ortak bir dile sahip olduğumuz için kendi aramızda yarım saat süren bir toplantıyla ortak dilimizi de belirledik.

Tüm gruplar masaya!

Geldik geldik.

Jean-Dominique Secondi ve ekibi ile masa başında toplandık. Sırayla herkes derdini anlattı. 2 numaralı grup olarak işimizi sunduğumuzda bir iki değişiklik hariç düşündüğümüz herşeyin yapılabileceğini öğrendik. Birincisi şehirin üzerinde koca bir balon gezdirmemizin zor olduğunu bunun yerine üzerinde Lüksemburger logosu basılı balonlar yapabileceğimizi, gerçek hamburger yerine ise şeker ya da kek koyabileceğimizi söylediler. Tüm ürün ve yan ürünlerinin hazırlanacağı mekanları kendi listelerine not ettiler.

Biz Lüksemburger kabının içine leziz mi leziz, mükemmele yakın bir hamburger koyarak bu işin ironisini yaşatmayı tercih ediyoruz. Toplantı sonrası kendi aramızda konuştuğumuzda kafamızın takıldığı tek noktanın bu olduğuna karar verdik. Ürünlerin tasarımlarının en kısa sürede bitmesi gerekiyor. Çünkü atölye cuma günü bitiyor ve önümüzdeki haftalarda, bizler ülkelerimize döndüğümüzde, işler matbaalarda ve restorantlarda hazırlanmaya başlanacak. Net ve temiz işler bırakmamız gerekiyor.

Akşamüzeri Talia Dorsey ( OMA / AMO ) geldi. Kendisiyle de bir toplantı yapmamızı istedi. Gece kitapçık tasarımı için sabahlayacağım için eve dönüp kalın giysiler aldım. Atölyeye döndüğüm anda toplantı bitmişti. Grup arkadaşlarım görsellerimizin açıklayıcı olmadığını söylediler. Haklılar da. Organizasyonda olanlar anlar ancak, dışarıdan bakan biri için anlamlı da olsa resimler aralarındaki bağlantıyı kurmak güç. Bu gece sabahlayınca nasıl görseller çıkartacağımı ben de merak ediyorum.

Kısaca diğer grupların da projelerini anlatayım. 1. grup Claire – Guillaume – Ayça’dan oluşuyor. Şehirin ikinci merkezi otobüs durağı Himilus’un orada, yani şehirin göbeğinde bir alt geçitte yaşanmayan olaylar üzerine çalışıyorlar. Bu geniş alanda dükkanlar için de mekanlar olmasına rağmen, yaşayan bir mekan bulunmuyor. Ancak mekanda takılan hip-hop gençliği müzikleri ve sohbetleriyle burada bir alt kültürü temsil ediyorlar. Bu mekana yönelik grafik çalışmalarıyla aşağıda neler olduğunu ya da olabileceğini insanlara anlatmak istiyorlar.

3. grup Mathias – Emilline – Sabrina’dan oluşuyor. Tren garında ses yerleştirmesi düşünüyorlar. Garın kendi seslerini tekrardan gara vererek neyi amaçladıklarını çok iyi anlayamadım. Çünkü konu kaliteli ses almak ve bunu da tren garına yaymak için yüksek maliyetli kuadrofonik ses sistemleri kurmakta sıkıştı. Gelişimini öğrenip sizlere de anlatacağım.

4. grup Jelena – Logan – Ege’den oluşuyor. Onlarda şehirin limitleriyle ilgili bir iş hazırlıyorlar. Bildiğimiz trafik işaretlerini kendi dertleri çerçevesinde yorumlayarak oluşturdukları grafikleri tabelalara bastırıp, belirleyecekleri yerlere asmak istiyorlar. Güzel bir esprileri var, piktogramlarını hazırladıkları zaman işleri tamamlanmış olacak.

Yarın son sunumumuz var. Bekliyoruz.

2 comments:

Biby Cletus said...

Cool blog, i just randomly surfed in, but it sure was worth my time, will be back

Deep Regards from the other side of the Moon

Biby Cletus

Erdem Dilbaz said...

Thank Mr. Cletus,

I have just read your "Kerala" blog. It's absolutly attractive for me. I will be reading it for hours I think.

Best Regards from the shinny side of the Moon.

( Come and take a cup of tea, I want you to talk about the mythology : )