Saturday, 5 May 2007

4 Mayıs Cuma | Audrey Hepbön



Dün akşam üstü ilk günden beri bize eşlik eden ve yeni bir metodolojiyi üzerimizde deneyen Bayan Valerie gitti. Dürüst olmak gerekirse gitmesine hepimiz sevindik. Biz stres olmasak da kendisinin stresli metodolojisine ayak uydurmak istemedik. Ama program onundu, uyduk. Hergün sabah erkenden kalkıp gezmek sorun da değil lakin mevzu “hunting” yapmamız için şehire salınıp hemen akşamüzeri geri dönüp çıkarımlarımızı “urbanlab.net”, bizim tabirimizle wiki sistemine, çizim ve yazılarla aktarmamızı; daha şehri tanımadan onu tekrardan tanımlamamızı istemesinin yanlış ve bir yandan da göstermelik olduğunu düşündük. Tabi şu an kimse şehri çözdük deyip de şehir için süper işler üretmiyor. Her grup kafasındaki sorular üzerinden gidiyor mecburen.

Diğer sıkıcı tarafıysa; dün masada yapmak istediklerimizi söylediğimizde “bu öyle olmaz, bu yanlış, buralarda bunu gördünüz mü ki a-aaa” gibi soruları bize yöneltmesi oldu. Tabi hepimiz gerildik, çünkü kendisi şehri tanımadığımızı ima eden sorularla işleri eleştirince kendi kuyruğunu kovalamaktan bıkmış, kuyruğun galibiyetini geciktirmek isteyen kediler gibi kuyruğumuzdan kaçar olduk. Sorularımızı projelere çevirdik. Açıkcası bana “Hangi işi beğendin?” dediğinde “Hiçbir fikrim yok” dedim. Olamazdı da...İlk başta aldığımız “redifine” brifi nerede bu soru yumakları nerede.

Elbette atölyenin sonunda hepimiz tatmin olmuş olarak buradan ayrılacağız. Hepimizin içi rahat, fikirlerimize güveniyoruz. Bir yandan da Bayan Valerie’nin tavrı bizi birbirimizin fikirlerine kilitlenmeye yönlendirdi. Yani metodolojilerinin işe yaradığını düşünecekler, hayırlısı diyelim.

Bunları anlatmamın nedeni kişileri alt üst etmek değil kesinlikle. Bu bir ekip işi, bir kişiye sorulacak soru değil sistemin yapısı. Fakat buradaki arkadaşlarla da konuştuk, tartıştık; hiçbirimiz böyle bir “residency” sistemi görmedik. Bir hafta başı boş bıraksa biz zaten günler içinde wiki sistemini doldururduk. “Saat 12’de çık akşam 4 gibi gel de konşalım, yaptıklarınızı wiki’ye koyalım” denince şehri tanıyacak ne kadar vakit kalabilir ki? Hiç tabi ki de sanki değil mi gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var?! Dikkatli olmak lazım.

Neyse ki bugünkü iletişimiz çok daha iyiydi. Bizimle tartışıp fikirlerimizi geliştirmekde yardımcı olabilecek yeni bir hoca geldi. Bizimle kısa bir süre birlikte olacak kişi uluslararası sergileri ve bazı müzelerin tasarımını yapan Audrey Tenaillon aynı zamanda l'Ecole Supérieure d'Art et de Design de Reims'de eğitmenlik de yapmış biri. Kendisi tüm gruplarla teker teker tartıştı, bizim grup hariç hepsinin fikirlerini değiştirmiş. Bizim de biraraya getiremediğimiz kelimeleri topladı ve hükümetin gurur duyduğu “tüm kültürleri birbirine bağlama” fikrinin aslında farklılıkları ortadan kaldırdığını farkettirdi. Kendisini seviyoruz, yarın da birlikte olacağız.

İlk günler düşündüğümüz bir şehri tanıma stratejimiz vardı. Gece hayatına girmek, şehrin yüzeyde görülmeyen yaşayışlarını öğrenmek ve marjinal müzik tarzlarının bulunduğu mekanları gezerek oralardaki insanlarla sarhoş muhabbeti yapmak istiyorduk. Bu gece boyumuzun ölçüsünü alacağız.

No comments: